Aşım ve yıkım, Salih Aydemir


Aşım ve yıkım


her ileri adımın ardından bir geri adım gelir

bunca düş bunca hayat nereye gitti

biraz mantık diyorsun oysa varoluş

olasılıkların çılgın tarihi değil miydi


sözcükler birbirini izliyor yanılma payı var

sersem bir anlama çarpaca ğım diye korkuyorum


bizi zaman dışına yine zaman çıkarır


sabahların kaprisine alışık değilsin

kapımı kırma aşırı bulsunlar bu tatlı tükenişlerimizi

her yer karanlık ömrümün akışı zayıflıyor

başımı koyduğum gece buz gibi aşım ve yıkım

sonsuz bir sayıklama yalnızca suskunum


kusmuklar içinde dönüyorum güneşin etrafında

ışık güne karşı geldiği gün boynuna sarılacağım

hiçliğin karşısında zafer kazanmak

-intihar etmeme hâli-


reflekslerin sessizliğine inanır mısın lesbia

unutulmuş iç çekişle yapılan yolculukları

deliler arasında ya şayan delileri sever misin

istanbul ölmek üzereydi


hayat ideolojik bir kötülük sunuyorsa

şeytanın ta kendisi değil midir insan


Salih Aydemir

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nazım Hikmet Ran (Kuvâyi Milliye Destanı— Dördüncü Bap, Nurettin Eşfak'ın Bir Mektubu Ve Bir Şiir)

UÇURUMDA AÇAN, Cemal Süreya

Macera, Orhan Veli Kanık