Kayıtlar

Eylül 8, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BİR AYRILIŞ HİKAYESİ, Nazım Hikmet Ran

Resim
                           BİR AYRILIŞ HİKAYESİ Erkek kadına dedi ki: – Seni seviyorum, ama nasıl? avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya… Erkek kadına dedi ki: – Seni seviyorum, ama nasıl? kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz, yüzde yüz, yüzde bin beşyüz yüzde hudutsuz kere yüz… Kadın erkeğe dedi ki: – Baktım dudağımla, yüreğimle, kafamla; severek, korkarak, eğilerek, dudağına, yüreğine, kafana. Şimdi ne söylüyorsam karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana… Ve artık biliyorum: Toprağın Yüzü güneşli bir ana gibi En son, en güzel çocuğunu emzirdiğini… Fakat neyleyim saçlarım dolanmış ölmekte olanın parmaklarına başımı kurtarmam kâbil değil! Sen yürümelisin, yeni doğan çocuğun gözlerine bakarak… Sen yürümelisin, beni bırakarak… Kadın sustu. SARILDILAR Bir kitap düştü yere… Kapandı bir pencere… AYRILDILAR..   Nazım Hikmet Ran

MASAL KOKUSU, Hasan Hüseyin Korkmazgil

Resim
  MASAL KOKUSU   Ben bu kapıları bir bir açarım açmasına ama kırarım Şehzadelerle gitti ölü devin altın anahtarları Masallara dönük yüzlerinizde o hiç eksilmeyen kaygu O donuk maviliği masal cennetlerinin Bırakın işte gözleriniz alın işte yumruklarınız ama siz aptalsınız aptalsınız Birgün masallaşırsam görün işte cüceliğimi Aktıkca büyüyen sulardı benim şarkılarda aradıklarım Ben bu kapıları bir bir kırarım kırmasına ama siz korkaksınız Daha çocuk bile değilsiniz siz Devler çizersiniz altın sarayların kapılarına sonra durup ağlarsınız ağlarsınız Bu kan sizin kanınız , evet ama ya siz kimsiniz Neden böyle yorgunsunuz neden böyle aldatılmış Alıcıkuşlar döner ürpertili etlerınize Mumyaların gölgesinde piramitler dikersiniz Atı otu iti eti bırakıp gerçek saraylarda sürülerle kaçarsınız kaçarsınız Aktıkça büyüyen sulardı benim şarkılarda aradıklarım Hasan Hüseyin Korkmazgil

NEHİR, YATAK, Murathan Mungan

Resim
  NEHİR, YATAK bir nehir akıyor benim yatağımda denizin değil bu aşkın açıklarında bir nehir akıyor yabancı, başka, açıkta ben buradayım o akıyor benim yatağımda açmazım, çıkmazım. su içindeyim hâlâ Murathan Mungan

SESSİZ SAAT, Ahmet Günbaş

Resim
  SESSİZ SAAT Göç yollarında yanıldım hepsi bu Gölgemle dolaştım biteviye Kuşlarım topluca sonsuzu uçurdu Bağışladım kanatlarımı dost diye diye Dalgınlığımı çiğniyorum şu sıralar Yenik askerlerle paylaşıyorum suyumu Kelepir pazarlarda kırgın tezgahtar Top top hüzünler satmaktan yoruldu Uykusuzum uykusuzum uykusuzum Çanlarınızda uğuldayan bir kibir İçimin çatlaklarına sızıyor tadım tuzum Ölüyü ağlatma seanslarınız başlayabilir Sünepe bir ressamın elinde şimdi Üç günlük ömrümün son rötuşları Bulutlar hışımla göğsüme indi Soluğum ürkütmüyor yokuşları Yenice sürüldüm bahar katından Kazandı savaşı yeldeğirmeni Kirli galoşlarından sıyrıldığın an Ölüm, ey sessiz saat, sobeledim seni Ahmet Günbaş

BİLSEYDİM, Güven Baykan

Resim
  BİLSEYDİM yatağımda biri mi var sağ kolum hafif uyuşuk yoksa geceyi aydınlatan ay mı girmiş koynuma bilseydim geleceğini çarşafları değiştirirdim oysa yatağımda biri mi var meltem esiyor yanı başımda gözlerimde kutupyıldızının ağırlığı kaybolup gidiyorum rüyalarımda bilseydim geleceğini çarşafları değiştirirdim oysa. Güven Baykan