Kardeşim, sana bu mektubu Ankara'da Kuyulu kahvede yazıyorum. Hep aynı Anadolu havalarını çalıyor gramafon kocaman bir boru çiçeğine benzeyen ağzıyla. Dışarıda yağmur... Mektepten istifa ettim. Cepheye gidiyorum ihtiyat zabitliğiyle. Çocuklarımıza Türkçe okutmak, öğretmek, sevdirmek onlara dünyanın en diri, en taze dillerinden birini, kendi dillerini, güzel şey, büyük şey. Fakat, bu dilin insanları için çakmak çalmak cephede daha büyük daha güzel. Biliyorum : İş bölümünde bahsedeceksin. Fakat Ankara'da çocuklarıdır vermek, bozkırda ateş hattına girmek haksız ve hazin bir iş bölümü. Öyle günlerde yaşıyoruz ki ben bir iş yapabildim diyebilmek için : hep alnının ortasında duyacaksın ölümü. Bak, tam sana bunları yazarken asker geçiyor sokaktan; yağmurda harap postallarının meşinini ıslatarak Meclisin önüne doğru iniyorlar, İstasyona gideceler. Ve türkü söylerken, her nedense her zaman yaptığı gibi, sesini incelterek marş okuyor genç Türk köylüsü : "Ankara' nın taşına bak, ...
Macera Küçüktüm, küçücüktüm, Oltayı attım denize; Bir üşüşüverdi balıklar, Denizi gördüm. Bir uçurtma yaptım, telli duvaklı; Kuyruğu ebemkuşağı renginde; Bir salıverdim gökyüzüne; Gökyüzünü gördüm. Büyüdüm, işsiz kaldım, aç kaldım; Para kazanmak gerekti; Girdim insanların içine, İnsanları gördüm. Ne yârdan geçerim, ne serden; Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama… Bırakmıyor son gördüğüm, Bırakmıyor geçim derdi. Oymuş, diyorum, zavallı şairin Görüp göreceği. Orhan Veli Kanık
DÜNEBAKAN Attar okudum, üstüm başım baharat tanrı’dan gömlek isteyen biri vardı yanımda ruhu rüzgâr alan ve yaralı bir gül gezdiren karnında bir yoksulluk sesi almış yürümüş evde üş ağız iç içe girmiş, kim kırmış bu kadını bahar için bunca sözü dal yapan toprak nerde? Ağzıdır herkesin yurdu ve avuntunun sarı kâğıtları… Attar okudum üstüm başım baharat taş yutmuş gibi siyah doğu nun ağıtları. Şimdi yağan yağmursa göğün küfrüdür bize dikenleşir düne batmış hüzünlü filikalar kim kırmış bunca kadını gözünü bulan ağlar göz bir uçurumdur, yarı yeşil yarı toprak düşenlerin sesi yatar benim çakıllı derimde Attar okudum dün gece tanrı uyumuş kalmış üzerimde. Şeref Bilsel ( 1972 )
Yorumlar
Yorum Gönder